15.9.2013 Tarafından Yazıldı

Köpek Gençlik Hastalığı ( Canine Distemper)

Köpek Gençlik Hastalığı (Canine distember)

Özellikle 12 aylığa kadar olan yavrular başta olmak üzere her yaştaki köpek için büyük risk oluşturan Canine distember ölümle sonuçlanma ihtimali çok yüksek, bulaşıcı, viral bir hastalıkır.

 

Köpek sahiplerinin "gençlik hastalığı" olarak bildikleri tıp dilinde "canine distember" hastalığı özellikle yavru ve aşılanmamış köpeklerin hayatlarını tehlikeye atan çok ciddi, bulaşıcı ve yüksek oranda ölümle sonuçlanan bir hastalıktır. Hastalığın özellikle 12 aylığa kadar olan genç köpeklerde görülüyor olması, yetişkinlerde olmayacağı anlamına gelmez. Aşı ile korunmayan her yaştaki köpek risk altındadır.

 

Etken

Hatalığın etkeni, RNA virus ailesine ait paramyxovirus grubunun morbilli virus alt grubunda yer almaktadır. İnsanlardaki kızamık, sığırlardaki sığır vebası virusu ile aynı aileden olması sebebiyle antijenik benzerlikler gösterir. Hastalığın avrupa’ya 18. Yüzyılın ikinci yarısında Asya ve Güney Amerika’dan geldiği bilinmektedir. Etken, köpekler dışında, tilki, çakal, kurt, rakun, panda, sansa, gelincik, samur, vizyon, kokarca, porsuk gibi birçok hayvan türünde hastalık oluşturmaktadır.

Paramyxovirus sıcağa ve dezenfektanlara karşu duyarlıdır. Soğuk hava şartlarında daha uzun yaşar. 1-10 derecede aylarca , -70 derecede yıllarca canlılığını koruyabilir. Bu sebeple gençlik hastalığına kış aylarıda daha sık rastlanılmaktadır.

Viral hastalıklar içinde ölümle sonuçlanma ihtimali (kuduz dışında) en yüksek olan distember genellikle 3-12 aylık köpek yavrularında görülür anne sütüyle beslenen köpek yavrularında anneden alınan maternal antikorlar yavruyu 8-9 hatta bazı durumlarda  12-14 haftaya kadar koruyabilir.

Etken | Köpek Gençlik Hastalığı (Canine Distemper)

 

Bulaşma

Bulaşma | Köpek Gençlik Hastalığı (Canine Distemper)

Tüm dünyada yaygın olarak görülmektedir. Çok bulaşıcı bir hastalık olan genölik hastalığna en duyarlı hayvanlar aşılanmamış yavru köpeklerdir. Enfeksiyon direk bulaşabildiği gibi, kontamine olmuş cansız materyaller  aracılığıyla sağlıklı hayvana geçebilir. Direkt bulaşmadan hasta hayvanın burun, göz akıntıları, salyası, idrarı ve dışkısı etkilidir. Çünkü bu vücut salgıları ve atıkları bol miktarda virüs taşır. Sağlıklı ve aşısız köpek bu materyallere temas etmesi yoluyla hastalığa yakalanır. İndirekt bulaşmada ise, hasta köpeğin kullandığı su kabı, mama kabı, etkenle kontamine su ve mamalar oldukça önemlidir. Yine aynı şekilde bulunduğu ortamda da viruslar olacağından sağlıklı hayvanla aynı yerde olması havadan solunum yoluyla da etken bulaşabilir.

Belirtiler

Hastalık sindirim, solunum ve sinir sistemlerini etkiler ayrıca bazı vakalarda egzama benzeri döküntülerle deri problemlerine de sebep olur. Farklı formlarda gözlenen hastalığın seyrinde, sadece tek bir sisteme ait bulgular görülebildiği gibi, birden çok formu da aynı anda ortaya çıkabilmektedir ki bu daha sıklıkla rastlanan bi durumdur. Hastalık etkeni vücuda girdikten sonra inkubasyon periyodu dediğim halk arasında hastalıkların kuluçka süresi olarak bilinen ortalama bir haftalık bir süreç  yaşanır. bu süreçte hayvanda herhangı bir belirti saptanmaz. Yani sağlıklı görünen bir köpekde distember taşıyıcısı olabilir. Kuluçka dönemi sonucunda köpek halsizleşir, ateşi yükselir, iştahsızlık gözlenmeye başlar. Solunum sisteminin etkilendiği durumlarda, öksürük, gözyaşı ve burun akıntısı göze çarpar. Akciğerler dinlendiğinde hırıltılı nefes alığ verme duyulur. Sindirim sisteminin etkilendiği durumlarda ise, kısa bir süre içinde kusma ve ishal şekillenir. Dışkı kötü kokulu, mukuslu ve kanlıdır. Hayvan da kilo kaybı görülür. Bu belirtiler pek çok hastalıkta gözlenmesi sebebiyle, hastalığın karışması söz konusudur. Gençlik hastalığı kademe kademe ilerler. Bu durum her zaman göz önünde bulundurulmalıdır.

Klinik bulgular etkilenen sisteme göre değişik formlarda gözlenir.

Akut Form:

Kuluçka süresi genellikle 14 -18 gündür.  Etken vücuda girdikten sonra 4-7  gün içinde geçiçi bir ateş yükselmesi gözlenir. Bu durum 7-14 gün sonra normale döner. Gözlerde konjunktivus ve burun akıntısı görülmeye başladığında ateş tekrar yükselir. Ve hastalığın bu formunda öksürük, kusma, ishal, iştahsızlık, dehidrasyon (vücuttan su kaybı) ve zayıflama en belirgin bulgulardır.

Seconder Enfeksiyon Formu:

Belirtiler | Köpek Gençlik Hastalığı (Canine Distemper)

Bu formda soşunum sistemini etkileyen ikincil bakteriler hastalığa eşlik eder. Hayvanda göz ve burun akıntısı, yutak iltihabı, bademcik ilhitabı, solunum yollarında ve akciğer bronşlarında enfeksiyon oluşur. Sindirim sisteminin etkilendiği durumlarda ise, ishal, kusma, böbrek ilhitapları şekillenir. Kalp kası iltihabı, kalp yetmezliği gözlenebirlir. Ayrıca karın bölgesinde (özellikle kılsız alanlarda) püstüler tarzda deri lezyonları göze çarpar. Pati altlarındaki taban yastıkçıklarında ve burun ucunda hiperkeratoz denilen deri kalınlaşmaları ortaya çıkar.

Enselatif Form:

Sinir sisteminin etkilendiği durumları içerir. Kaslarda istem dışı titreme, inleme, dönme, korku, ataklar, hareketlerde dengesizlik, körlük ile karekterize bir tablo oluşturur.

 

Teşhis
Teşhis | Köpek Gençlik Hastalığı (Canine Distemper)

Hastalık tanısı genelde klinik bulgulara göre yapılır. Özellikle aşılanmamış genç köpeklerde ya da aşılandığına dair kesin bilgilerin olmadığı yetişkin köpeklerde, ateş, gözyaşı, ve burun akıntısı, öksürük, ishal, pati altlarında kalınlaşma, ve sinirsel belirtiler  “Gençlik Hastalığı”na işaret eder. Fakat kesin teşhis labaratuarda konusunda uzman kişilerce uygun testlerin yapılması sonucu konur. 

 

Hastalığın Seyri

Bu hastalığa yakalanmış köpeklerde hastanın iyileşip iyileşmiceği kuşkuludur. Genç köpeklerde gözlendiğinde hastalık daha şiddetlidir. Köpek distemperi atlatsa bile sinir sisteminde kalıcı hasarlar bırakması ihtimalü yüksek kabul edilir.

Tedavi

Hastalığın tedavisi genelde semptomatiktir. Yani bulgulara göre yapılır. Örneğin, ishal ve kusma ile vücuttan kaybedilen su, çeşitli çözeltilerle (serum) yerine konmaya çalışılır. B ve K vitamini gibi vitaminler vs ile destekleyici tedaviye gidilir. İkincil bakteri kaynaklı enfeksiyonlara karşı antibiyotikler kullanılır.     

Korunma

Korunma | Köpek Gençlik Hastalığı (Canine Distemper)

Distember şüpheli ya da teşhis konmuş hasta köpeklerle sağlıklı köpekler kesinlikle temas ettirilmemeli, aynı ortamda bulundurulmamalıdır. Anne sütü ile beslenen yavrular ortalama 8 hafta kadar hastalığa karşı bağışıktır. Bu süre alınan antikor miktarına bağlı olarak değişir. Sonrasında mutlaka aşılama yapılmalıdır. Veteriner hekiminizce belirlenen periyotlarda diğer hastalıklardan korunma için uygulanan aşıları ile beraber distemper’e karşıda mutlaka aşı yapılmalıdır. Önerilen aşılama programı, 5 – 7 haftalıkken ilk doz, ve 3 – 4 hafta aralıklarla 14. haftaya kadar aşının tekrarlanması şeklindedir. 1  yaşını geçen köpeklerde düzenli olarak her yıl 1 doz aşılama uygulaması mutlaka devam ettirilmelidir. Ölümle neticelenme çok yüksek olan bu hastalıktan köpeklerin ruhsatlı veteriner kliniklerinde veteriner hekimlerce düzenli olarak aşılanmaları gerektiği unutulmamalıdır.

 

 

 

Veteriner Hekim Elif Çapar (Petcity)

 

 

 

 

 

 

 

 

Makaleye Yapılan Yorumlar

Yorum Ekle

 
 

Günün Sözü

  • Günün Sözü

    Eğitimde sabırlı olmak önemlidir. Öfkelendiğiniz an eğitimi bırakın. Çünkü öfke kısa süren bir delilik hali ve bilinen en kötü danışmandır

  • Günün Sözü

    Köpek eğitimindeki temel kural: Köpeklerin yetenekleri sevgiyle birleştirilince bütün sorunlar çözülür.

  • Günün Sözü

    Araştırmalara göre köpek sahipleri cömert ve dışa dönük kişilerdir.

  • Günün Sözü

    Bir yavru köpek edinmeden veya büyük bir köpek almadan önce vicdanınıza danışın. Sorunuz bir köpeğe ihtiyacım var mı dan çok onu mutlu edebilir miyim olmalıdır.

  • Günün Sözü

    Bir köpeği eğitmenin yada yeniden eğitmenin yaşı yoktur. On yaşından büyük köpekleri çok eğittim fakat bana göre en ideal eğitim yaşı iki ila altı ay arasıdır çünkü bu aş aralığındaki yavruları yönlendirmek çok daha kolaydır, tabi sahibinide. İkiside henüz saçma sapan şeyler yapmamış oluyorlar. - Michel Hasbrouck